وَكَاَيِّنْ مِّنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَصِيْرُ ࣖ ( الحج: ٤٨ )
And how many
وَكَأَيِّن
ve niceleri var ki
of a township
مِّن قَرْيَةٍ
kentlerden
I gave respite
أَمْلَيْتُ
biraz süre vermişimdir
to it
لَهَا
ona
while it
وَهِىَ
o
(was) doing wrong
ظَالِمَةٌ
zulmederken
Then
ثُمَّ
sonra
I seized it
أَخَذْتُهَا
onu yakalamışımdır
and to Me
وَإِلَىَّ
ancak banadır
(is) the destination
ٱلْمَصِيرُ
dönüş
vekeeyyim min ḳaryetin emleytü lehâ vehiye żâlimetün ŝümme eḫaẕtühâ. veileyye-lmeṣîr. (al-Ḥajj 22:48)
Diyanet Isleri:
Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır.
English Sahih:
And for how many a city did I prolong enjoyment while it was committing wrong. Then I seized it, and to Me is the [final] destination. ([22] Al-Hajj : 48)
1 Abdulbaki Gölpınarlı
Ve nice şehir var ki halkı zalim olduğundan mühlet verdik onlara da sonra helak ediverdim ve dönüp gelecekleri yer de benim tapımdır.