فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَبِيْرًا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُوْنَ ( الأنبياء: ٥٨ )
So he made them
فَجَعَلَهُمْ
nihayet onları etti
(into) pieces
جُذَٰذًا
parça parça
except
إِلَّا
yalnız hariç
a large (one)
كَبِيرًا
büyüğü
of them
لَّهُمْ
onların
so that they may
لَعَلَّهُمْ
belki
to it
إِلَيْهِ
ona
return
يَرْجِعُونَ
müracaat ederler (diye)
fece`alehüm cüŝeŝen illâ kebîral lehüm le`allehüm ileyhi yerci`ûn. (al-ʾAnbiyāʾ 21:58)
Diyanet Isleri:
Hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye, sağlam bıraktı.
English Sahih:
So he made them into fragments, except a large one among them, that they might return to it [and question]. ([21] Al-Anbya : 58)
1 Abdulbaki Gölpınarlı
Onları paramparça etti, yalnız, ona baş vursunlar diye büyüklerini bıraktı.